Bize Ulaşın
Boşanma davalarında erkeklerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur: Erkek nafaka alabilir mi? Bu sorunun cevabı oldukça net: Evet, gerekli şartlar oluşmuşsa erkek de nafaka talebinde bulunabilir. Türk Medeni Kanunu’nda nafaka konusunda cinsiyet ayrımı yapılmamıştır. Yani sadece kadınların nafaka alabileceği yönündeki yaygın kanaat hukuki bir temele dayanmaz. Boşanma sonucu yoksulluğa düşecek olan taraf erkekse, o da nafaka hakkına sahiptir.
Toplumda yerleşmiş olan “nafaka sadece kadına verilir” algısı, tarihsel ve sosyokültürel sebeplerle şekillenmiştir. Kadınların evlilik süresince iş gücünden uzak kalmaları, çocuk bakımı ve ev işleriyle ilgilenmeleri gibi nedenlerle ekonomik bağımsızlıkları zayıflayabilir. Bu sebeplerle nafaka genellikle kadına verilir. Ancak Medeni Kanun’da nafakanın kadın ya da erkek lehine olacağı yönünde bir ayrım yapılmadığından, ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşen her birey nafaka talebinde bulunabilir. Bu yazı da, bu konudaki yanlış kanıyı ortadan kaldırmak ve erkeklerin de nafaka alabileceği gerçeğine ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır. Hadi hep beraber detaylı olarak “Erkek nafaka alabilir mi?” Sorusunun cevabını sizlere verelim.

Kadın Erkeğe Nafaka Öder Mi?
“Kadın erkeğe nafaka öder mi?” ya da halk arasında sıkça sorulan şekliyle “Erkek nafaka alabilir mi?” sorusunun yanıtı, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde oldukça nettir. Ancak bu soruya geçmeden önce nafaka türlerini hatırlamak önemlidir. Medeni Kanun’da yer alan dört farklı nafaka türü; tedbir nafakası, iştirak nafakası, yardım nafakası ve yoksulluk nafakasıdır. Bunlardan tedbir ve yoksulluk nafakası, sadece kadınlar için değil, aynı zamanda erkekler için de öngörülmüştür.
Boşanma davası sürecinde taraflardan birinin maddi desteğe ihtiyaç duyması hâlinde tedbir nafakası talep edilebilir. Bu nafaka, dava sonuçlandığında yoksulluk nafakasına dönüşebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf —kadın ya da erkek fark etmeksizin— diğer eşten nafaka talep edebilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, nafaka talep eden kişinin, karşı taraftan daha ağır kusurlu olmaması gerektiğidir. Yani erkeğin, kadına göre daha az kusurlu olması hâlinde nafaka alma hakkı doğabilir.
Toplumda genel bir kanı olarak nafakanın sadece kadınlara verildiği düşünülse de hukuki düzenlemeler cinsiyet farkı gözetmez. Kadının ekonomik olarak daha güçlü, erkeğin ise boşanma sonrasında maddi anlamda daha zayıf durumda olması durumunda, mahkeme nafaka ödenmesine karar verebilir. Elbette burada hâkimin takdiri, tarafların ekonomik durumları ve kusur oranları gibi birçok unsur dikkate alınır. Sonuç olarak, erkek de —şartların oluşması hâlinde— nafaka alma hakkına sahiptir.
Erkek Hangi Durumda Nafaka Alabilir?
Boşanma sürecinde nafaka talep eden tarafın cinsiyetine değil, kusur durumuna ve mali durumuna bakılır. Erkek, eşinden daha fazla kusurluysa —örneğin zina yapmışsa, şiddet uygulamışsa ya da aileyi terk etmişse— mahkeme tarafından nafaka talebi büyük ihtimalle reddedilir. Nafaka almak isteyen erkek, bazı hukuki kriterleri sağlamalıdır.
Buna göre; erkek, boşanmaya neden olan olaylarda kadından daha ağır bir kusur taşımadığını somut şekilde ortaya koymalıdır. Aynı zamanda boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşeceğini, kendi iradesiyle işsiz ya da yoksul hale gelmediğini ve kadının kendisinden daha iyi bir maddi durumda olduğunu da mahkemeye ispat etmesi gerekir. Bu koşullar sağlanırsa, erkek için de nafaka bağlanması mümkündür.
Tedbir Nafakası Yönünden Erkeğin Nafaka Alması
Tedbir nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen geçici nitelikteki bir nafaka türüdür. Bu nafaka, hem boşanma davası açılmadan önce hem de dava açıldıktan sonra talep edilebilir. Dava öncesi talep edilen tedbir nafakası, eşlerden birinin evlilik birliği içinde haklı bir gerekçeyle ayrı yaşaması durumunda, diğer eşten geçimini sağlayacak destek istemesi anlamına gelir. Bu talepte bulunan kişi, ayrı yaşamayı gerektiren nedenini mahkemeye uygun delillerle ispat etmelidir. Eğer şartlar değişirse, hakim bu nafakanın kaldırılmasına karar verebilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra ise, mahkeme süreç devam ederken tarafların ve çocukların barınma, geçim ve bakım gibi ihtiyaçlarını karşılamak için resen veya talep üzerine tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu nafaka türü, dava sonuçlanana kadar geçerli olur ve sadece eşler için değil, varsa çocuklar için de uygulanabilir.
Tedbir nafakasında cinsiyet ayrımı yapılmaz. Kanun, kadına olduğu gibi erkeğe de bu nafakanın bağlanabileceğini açıkça belirtmektedir. Boşanma sürecinde erkek tarafın gelir kaybı yaşaması, işsiz kalması ya da ekonomik olarak zorluk çekmesi gibi durumlarda, tedbir nafakası erkek lehine de hükmedilebilir. Hâkim karar verirken tarafların ekonomik durumunu ayrıntılı şekilde değerlendirir ve nafaka miktarını buna göre belirler.
Yoksulluk Nafakası Yönünden Erkeğin Nafaka Alması
Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası maddi açıdan zor duruma düşecek olan tarafa bağlanan sürekli ya da uzun süreli bir destektir. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca bu nafakayı talep edebilecek taraf konusunda herhangi bir cinsiyet ayrımı yapılmamıştır. Yani yoksulluğa düşme tehlikesi taşıyan taraf kadın da olabilir, erkek de. Dolayısıyla erkek de belirli şartları sağladığı takdirde yoksulluk nafakası talep edebilir.
Yoksulluk nafakası bağlanabilmesi için ilk koşul, nafaka isteyen kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasıdır. Yani, boşanma öncesine göre daha düşük bir yaşam standardına düşecek olan ve temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen kişi bu nafakaya hak kazanabilir. Erkek taraf bu durumu belge ve tanıklarla ispatlayabilirse, nafaka alma hakkı doğar.
İkinci koşul ise nafaka talep eden tarafın, boşanmaya neden olan olaylarda karşı taraftan daha ağır kusurlu olmamasıdır. Yani erkek, kadından daha fazla kusurluysa (örneğin şiddet, aldatma, terk gibi durumlarda) yoksulluk nafakası alamaz. Ancak kusur oranı eşit ya da kadın daha kusurluysa, hâkim bu nafakayı bağlayabilir.
Toplumda yaygın olan “nafaka sadece kadına verilir” algısı, aslında hukuki gerçeklikle bağdaşmaz. Sosyal ve ekonomik şartlar değiştikçe, erkeklerin de boşanma sonrası yoksulluğa düşmesi mümkündür. Örneğin, düzenli bir işi olmayan, hastalık nedeniyle çalışamayan ya da kadının ekonomik gücünün çok daha fazla olduğu bir durumda erkek lehine yoksulluk nafakası kararı verilebilir.
Sonuç olarak, yoksulluk nafakası sadece kadına özel bir hak değildir. Hukuken cinsiyetten bağımsızdır ve erkekler de boşanma sonrası yaşam standartlarının düşmesi hâlinde gerekli şartları ispatlayarak bu haktan yararlanabilir. Hâkim, her somut olayda tarafların kusur durumunu, gelir seviyelerini ve yaşam koşullarını dikkate alarak karar verir.
İştirak Nafakası Yönünden Erkeğin Nafaka Alması
İştirak nafakası, boşanma ya da ayrılık sonrasında velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık gibi giderlerine katkıda bulunması amacıyla ödediği bir nafaka türüdür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, iştirak nafakasında esas olan çocuğun üstün yararıdır. Dolayısıyla bu nafaka, cinsiyete değil çocuğun ihtiyaçlarına ve velayetin kimde olduğuna göre şekillenir.
Toplumda genellikle çocukların velayeti annelere verildiğinden, iştirak nafakasını ödeyen taraf genellikle babalar olur. Ancak bu durum mutlak değildir. Eğer boşanma sonrasında çocuğun velayeti babaya verilmişse, anne de iştirak nafakası ödemekle yükümlü olabilir. Bu da demek oluyor ki, erkek eş, çocuğun velayetini alması durumunda iştirak nafakası alabilir.
Bu nafakanın bağlanabilmesi için hâkimin çocuğun velayetini babaya vermesi ve annenin ekonomik gücüne göre çocuğun giderlerine katkı sağlamasını uygun görmesi gerekir. Hâkim, karar verirken tarafların mali durumunu, çocuğun yaşını, sağlık durumunu ve eğitim ihtiyaçlarını dikkate alır.
Sonuç olarak, iştirak nafakası doğrudan eş için değil, çocuk için ödenen bir destektir. Ancak çocuğun bakımından sorumlu olan baba ise, çocuğun masraflarına katkıda bulunması adına anneye iştirak nafakası yükümlülüğü doğabilir. Yani erkek, velayet kendisindeyse iştirak nafakası alabilir ve bu tamamen hukuken mümkündür.
Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Giyici Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.
Avukat Gökhan GİYİCİ
GİYİCİ HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU
