Haberleşmenin Engellenmesi Suçu ve Cezası

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı Suçlar Bölümünde 124. maddede düzenlenmiştir. Hukuka aykırı olarak kişiler veya kurumlar arasındaki haberleşmeyi engelleyen, basın yayın organının yayınını engelleyen kişi TCK m.124 gereği Haberleşmenin Engellenmesi Suçu kapsamında cezalandırılır. 

Bu yazımızda;  haberleşmenin engellenmesi suçu nedir, haberleşmenin engellenmesi suçunun oluşmasının şartları nelerdir, suçla korunan hukuki yarar nedir, suçun maddi unsurları nelerdir, suçta hukuka aykırılık unsuru nasıl oluşur, suçun manevi unsurları nelerdir, suçun özel görünüş biçimleri, suça teşebbüs nasıl mümkün olur, suçların içtiması ve iştiraki nasıl olur, suçta zamanaşımı süresi ne kadardır, davada görevli ve yetkili mahkeme neresidir, suçta muhakeme usulü nasıldır gibi sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

Haberleşmenin engellenmesi suçu ve cezası
Haberleşmenin engellenmesi suçu ve cezası

Haberleşmenin engellenmesi suçu, kasten işlenebilen bir suç olup, taksirle işlenemez. Bu suçun unsurları, failin doğrudan haberleşmeyi engellemeye yönelik kasıtlı hareketlerini içerir. Örneğin, telefon kablolarını kesen bir kişi, kasten hareket ettiği için suç işlemiş olur. Ancak, telefon direğine bağladığı hayvanın direği devirmesi sonucunda haberleşmenin kesilmesine neden olan bir kişi taksirle hareket ettiği için suç unsurları oluşmaz.

Suçun işlenmesi için failin kasıt dolayısıyla doğrudan haberleşmeyi engellemeye yönelik bir niyeti olmalıdır. Örneğin, telefon kablolarını çalarak amacı hırsızlık yapmak olan bir kişi, haberleşmenin engellenmesi suçu nedeniyle cezalandırılamaz.

Haberleşmenin engellenmesi suçu, günümüzde bilişim teknolojileri aracılığıyla da işlenebilen bir suç kategorisindedir. Örneğin, yazılım kullanarak sosyal medya platformları veya iletişim uygulamaları üzerindeki haberleşmeyi engellemek, bilgisayara virüs göndermek suretiyle e-posta iletişimini engellemek de bu suçun unsurlarını oluşturur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Nedir ? (TCK 124)

TCK m.124/1 maddesinde kişiler arasındaki haberleşmenin engellemesi suçu düzenlenmiştir. TCK m. 124/2 kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi engelleme suçunu, ve 124/3 ise basın yayın organlarının yayınlarının engellenmesi suçunu tanımlamaktadır. Bu maddenin dayanağı, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’da bulunmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi, herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına vurgu yapar. Benzer şekilde, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 17. maddesi, hiç kimsenin haberleşmesine keyfi ya da yasa dışı müdahale edilemeyeceğini ve bu müdahalelere karşı korunma hakkına vurgu yapar. Anayasa’nın 22. maddesi, özel hayatın gizliliğini ve korunmasını düzenleyerek, herkesin haberleşme özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu haberleşmenin gizliliğinin esas olduğunu belirtir. Türk Ceza Kanunu, bu temel hakları ve özgürlükleri koruma amacını taşıyan bir yapıya sahiptir.

Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu’nun haberleşmeyi engelleme suçlarını düzenleyen maddeleri, ulusal hukukun yanı sıra uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’ya dayanmaktadır. Bu düzenlemeler, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruma, hukuki güvenceler sağlama

Haberleşmenin engellenmesi suçu, bireylerin veya kamu kurumlarının kendi aralarındaki haberleşmenin veya basın yayın organlarının yayınlarının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesiyle ortaya çıkar. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde, “Hürriyete Karşı Suçlar” kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin, bir kişiye gelen mektupları yırtmak, telefon görüşmelerini engellemek için düzenek kurmak, bina içinden eve giden telefon hatlarını kesmek gibi eylemler haberleşmenin engellenmesi suçunu oluşturabilir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Madde Metni

TCK m.124 – Haberleşmenin Engellenmesi Suçu

(1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Cezası (TCK 124)

Haberleşmenin engellenmesi suçunun cezası şu şekildedir:

  • Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur (TCK m.124/1).
  • Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.124/2).
  • Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur (TCK m.124/3).

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Özellikleri

A)SORUŞTURMA USULÜ

TCK m.124 Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun ayrı fıkralarda düzenlenen üç hali de şikayete tabi olmayıp savcılık tarafından re’sen soruşturulur.

B)KOVUŞTURMA USULÜ

TCK m.124 Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun ayrı fıkralarda düzenlenen üç hali de şikayete tabi olmayıp re’sen kovuşturulan bir suçtur.

C)UZLAŞMA KURUMU

Kural olarak şikayete tabi suçlar uzlaştırma kapsamındadır.Şikayete tabi suçlar hariç olmak üzere; uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için TCK dışındaki özel kanunlarda ilgili suç hakkında uzlaştırma yoluna gidilebileceğine dair açık hüküm olmalıdır. Haberleşmenin Engellenmesi Suçu soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmadığından ve hakkında uzlaştırmaya tabi olacağına dair açık hüküm bulunmadığından uzlaştırmaya tabi değildir.

D)KORUNAN HUKUKİ DEĞER

TCK m.124 Haberleşmenin engellenmesi Suçu ile anayasal bir hak olan haberleşme özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Bu maddenin üçüncü fıkrasında ise haberleşme özgürlüğünün yanı sıra anayasal haklar olan basın özgürlüğü (AY m.28), süreli ve süresiz yayın hakkı (AY m.29), düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü (AY m.26) de koruma altına alınmıştır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Unsurları

1) Maddi Unsur

1.1) Fail

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun faili açısından herhangi bir özellik aranmamıştır; bu suçun faili, haberleşmenin tarafı olmayan herkes olabilir.

1.2) Mağdur

TCK m.124/1, kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesini düzenlediğinden bu fıkra kapsamında mağdur, herhangi bir gerçek kişi olabilir. TCK m.124/2, kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesini düzenlediğinden bu fıkra kapsamında mağdur, herhangi bir kamu kurumu olabilir. TCK m.124/3 ise basın ve yayın organlarının yayınının engellenmesini düzenlediğinden bu fıkra kapsamında mağdur, yayını engellenen herhangi bir basın ve yayın organı olabilir.

1.3) Suçun Konusu

TCK m.124/1 kişiler arasındaki ve m.124/2 kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesini düzenlediğinden bu fıkralar kapsamında suçun maddi unsuru, haberleşmedir. Suç, haber alıp vermenin, iletişim kurmanın herhangi bir şekilde engellenmesiyle oluşur. TCK m.124/3 ise basın ve yayını engelleme suçunu düzenlediğinden bu fıkra kapsamında maddi unsur basın ve yayın organlarının yayınıdır. Suçun bu hali, kitlesel bilgi alışverişinin herhangi bir şekilde engellenmesiyle oluşmaktadır.

1.4) Hareket

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nda suçun işlenişi bakımından bir özellik belirtilmemiştir; bu suç serbest hareketli bir suçtur. Mevcut haberleşmenin veya haberleşme teşebbüsünün herhangi bir fiille hukuka aykırı olarak engellenmesiyle suç oluşur. Fiile elverişli hareket, fiziksel bir davranış şeklinde olabileceği gibi elektronik ortamda gerçekleştirilebilen bir hareket de olabilir. Örnek olarak; kişiye veya kuruma gelen mektubun yırtılması, elektronik posta adreslerinin ele geçirilmesi, internet üzerinden yapılan telekonferans bağlantılarının kesilmesi, mobil telefonlardaki iletişim uygulamalarının kasıtlı şekilde çökertilmesi şeklinde olabilir.

2) Manevi Unsur

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu sadece kasten işlenebilir, taksirle işlenmesi hukukumuzda cezalandırmaya tabi değildir. Failin genel kastla hareket etmiş olması yeterlidir, özel kast aranmamaktadır. Suçun oluşabilmesi için failin doğrudan kastla hareket etmesi gerekmektedir. Bu, kişiler veya kurumlar arasındaki haberleşmeye engel olma ve iletişimlerini kesme saikiyle hareket etmeyi içerir. Basın ve yayın organlarının yaptığı yayınların kitlelere ulaşmasını engelleme, insanların haber alamamasını sağlama saikiyle hareket etmesi gerekmektedir. Suçun olası kastla işlenip işlenemeyeceği doktrinde tartışmalıdır. Doktrinde verilen bir örneğe göre, failin belli bir dairenin telefon hattını kesmek istemesi ancak telefon hatlarının bağlı bulunduğu kutuda diğer telefon hatlarının da olması üzerine kesmek istediği telefon hattını kesememesi ve başkasına da ait olabileceğini öngörmesine rağmen olursa olsun düşüncesiyle oradaki bütün telefon hatlarını kesmesi halinde olası kastla bu suçun işlenmesi hali söz konusu olabilecektir.

3) Hukuka Aykırılık Unsuru

Failin, haberleşmenin engellenmesi suçu kapsamında cezalandırılabilmesi için fiilin hukuka aykırı olması ve fiilin hukuka aykırılığının bilincinde olması yani kasten hareket etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda failin fiilinin hukuka uygunluk nedeni barındırması durumunda fail cezalandırılmaz.

3.1. Hukuka Uygunluk Nedenleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda sayılan hukuka uygunluk nedenleri, kanunun hükmü ve amirin emri, meşru müdafaa, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızasıdır. Hukuka uygunluk nedeni barındıran fiilin işlenmesi durumunda suçun unsurlarından olan hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmeyeceği için faile ceza verilmez. Anayasada kişinin hak ve ödevleri bölümünde yer alan haberleşme hürriyeti, kişilerin temel hakkı olup, anayasada belirtilen durumlar dışında kısıtlanamaz ve hakkın kullanılması engellenemez. Anayasa maddesi 22’ye göre sadece milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçının bulunması durumunda hakkın kullanılması engellenebilir veya kısıtlanabilir.

Suçun Özel Görünüş Halleri

  1. Suça Teşebbüs

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun serbest hareketli bir suç olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Suça konu hareket parçalara bölünebiliyorsa, bu suça teşebbüs mümkün olacaktır. Örneğin; failin, mağdura gelen e-postayı mağdurun bilgisayarından silmesi ancak mağdurun bu e-postayı çöp kutusundan geri taşıması durumunda suç teşebbüs aşamasında kalacaktır. Suçun teşebbüs aşamasında kalması durumunda faile verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilebilir.

  1. Suça İştirak

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda iştirakle ilgili herhangi bir özel hüküm bulunmadığından, suça iştirak eden kişiler iştirakle ilgili genel hükümlere göre cezalandırılır.

  1. İçtima

Failin, Haberleşmenin Engellenmesi Suçunu aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla kez işlediyse fail hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanır. Örneğin; fail, mağdurun başka biriyle mektuplaştığını düşündüğü için her gün mağdurun kendisine gelen postalarına el koyması durumunda fail hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanır. Failin bu suçu tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlemesi durumunda da fail hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda içtimaya ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Failin, Haberleşmenin Engellenmesi Suçuna konu fiili başka bir suçun unsurunu da oluşturuyorsa fikri içtima kuralı gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.

Failin, başka bir suçu işlediği sırada icra ettiği hareketler Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun unsurlarını da oluşturabilir. Örneğin failin mağduru cinsel ilişkiye girmek amacıyla kaçırması, mağdurun birilerinden yardım istemek amacıyla telefonunu kullanmaya çalışması üzerine, failin mağdurun telefonununu alması şeklinde gerçekleşen somut olayda haberleşmenin engellenmesi suçunun da oluştuğu ancak failin kastının haberleşmeyi engellemek olmayıp icra hareketlerinin mağdurla cinsel ilişkiye girmeye yönelik olduğu Yargıtay’ca kabul edilmektedir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesi, Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun üç farklı halini düzenlemektedir. Ancak, suçun kovuşturulması açısından görevli mahkeme bakımından bir fark bulunmamaktadır; görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemeleridir.

TCK 124/1. madde kapsamında düzenlenen kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesi suçunda yetkili mahkeme, engellemenin gerçekleştiği yerdir. TCK 124/2. madde kapsamında düzenlenen kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi suçunda yetkili mahkeme ise kamu kurumunun haberleşmesinin engellendiği yerdir. TCK 124/3. madde kapsamında düzenlenen her türlü basın ve yayın organının yayınının engellenmesi suçunda yetkili mahkeme ise basının ya da yayının engellendiği yer mahkemesidir.

H) ZAMANAŞIMI

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda zamanaşımı, suçun işlenmesi anından itibaren 8 yıldır.

I)YAPTIRIMI

TCK m.124/1 maddesinde kişiler arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı şekilde engelleyen fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. TCK m.124/2 maddesinde kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı şekilde engelleyen fail hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. TCK m.124/3 maddesinde basın ve yayın organlarının yayınını hukuka aykırı şekilde engelleyen fail hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Yargıtay Kararları

 YARGITAY 8. Ceza Dairesi  2019 / 4710 E.   2023 / 22262 K.

“…Sanık hakkındaki haberleşmenin engellenmesi suçu bakımından yapılan incelemede; Sanıkların mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiillerini gerçekleştirdikleri sırada, sanık …’ün, arabada giderken mağdurenin telefonu ile arama yapmasını engellemek amacıyla telefonunu elinden alması biçimindeki eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu sürdürmeye yönelik olduğu, sanığın eyleminin bir bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek sanık hakkında haberleşmenin engellenmesi suçundan ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi…Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

YARGITAY 8. Ceza Dairesi  2020 / 1784 E.  2023 / 469  K.

“…Sanık M.B. hakkında mağdur F.Ö.’ ye karşı haberleşmenin engellenmesi suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, evine konuşmak üzere gelen katılan K.E.’yi … içerisine soktuktan sonra katılanı getiren taksici olan ve kapının önünde bekleyen mağdur F.Ö.’nün başkalarına haber vermesine engel olmak üzere telefonunu aldığı, 15 dakika sonra gelip alabilirsin dediği, mağdur F.Ö.’nün jandarmaya giderek ihbarda bulunduğu olayda sanığın katılan K.E.’yi alıkoymak kastıyla hareket ettiği sırada katılanın birlikte geldiği taksicinin telefonunu bir süreliğine alarak başkaları ile görüşmesini engellemesi ancak başka şekillerde mağdurun haberleşme imkanının ortadan kaldırılmaması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtimai kuralı gereğince sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilerek haberleşmenin engellenmesi suçundan açılan kamu davasından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi sonuca etkili olmadığından beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.”

YARGITAY 8. Ceza Dairesi 2019 / 5860 E.   2023 / 2998 K.

“Sanık hakkında 29.09.2013 tarihinde gerçekleştirdiği eylemine yönelik haberleşmenin engellenmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanığın, mağdureyi alıkoymak kastıyla evin kapısını üzerine kilitleyip gitmeden önce evdeki sabit hatlı telefonun kablosunu kaldırıp saklayarak ve mağdurenin cep telefonunu mermere atıp kırarak başkaları ile görüşmesini engellemesi eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtimai kuralı gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilerek haberleşmenin engellenmesi suçundan açılan kamu davasından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,…..Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğun 2, 3, 4 nolu hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Mesaj Gönder
Merhaba 👋 Size yardımcı olabilir miyiz ?
Call Now Button