Bize Ulaşın
Ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası kesinleştikten sonra kişi hakkında infaz süreci başlar. Bazı durumlarda, mahkeme hükümlüye kendiliğinden cezaevine teslim olması için 10 günlük bir süre tanır. Peki, bu noktada en çok sorulan soru şu olur: 10 gün içinde teslim olmazsam ne olur?
Bu yazıda, teslim süresi, sonuçları ve olası hukuki yaptırımlar hakkında merak edilen tüm sorulara yanıt veriyoruz.

10 Gün İçinde Teslim Olmazsam Ne Olur?
10 günlük süre gönüllü teslim için tanınmış yasal bir süredir. 10 Gün içinde teslim olmayan kişi için yakalama kararı çıkarılır. Kolluk kuvvetleri kişiyi nerede bulursa alır ve doğrudan cezaevine götürür. Teslim olmayanlar için açık cezaevi hakkı zorlaşır, denetimli serbestlik süresi gecikebilir. Ayrıca kişinin cezaevi sicilinde olumsuz bir izlenim oluşur. Teslim olmamak, hem hukuki hem de sosyal sonuçlar doğurur.
Açık Cezaevi Hakkımı Kaybeder Miyim?
Teslim olmayanlar kapalı cezaevine gönderilir. Açık cezaevine geçiş, iyi hal ve uyum göstergelerine bağlıdır. Teslim olmamak bir tür uyumsuzluk ve kaçma girişimi olarak değerlendirildiği için bu hakkı kaybetmek mümkündür. Ayrıca, kapalı cezaevi şartları açık cezaevine göre daha sıkıdır ve sosyal yaşama daha uzak bir ortam sunar.
10 Gün İçinde Teslim Olmazsam Ne Gibi Hukuki Sonuçlarla Karşılaşırım?
10 gün içinde cezaevine teslim olmayan hükümlüler için infaz savcılığı tarafından yakalama kararı çıkarılır. Bu karar doğrultusunda kişi artık kolluk kuvvetleri tarafından aranır hale gelir. Hükümlü herhangi bir trafik kontrolünde, havalimanında, otobüs terminalinde veya sıradan bir kimlik sorgulamasında tespit edilirse, doğrudan gözaltına alınarak cezaevine gönderilir. Bu noktada, gönüllü teslimin kazandırabileceği birçok haktan mahrum kalınır. Ayrıca bu durum, cezaevindeki infaz rejimini de doğrudan etkiler.
Teslim Olmazsam Cezam Artar Mı?
Hayır, cezanızın süresi değişmez. Ancak cezayı nasıl ve nerede çekeceğiniz değişir. Örneğin, teslim olsaydınız açık cezaevine gidebilirken, teslim olmadığınızda kapalı cezaevinde kalırsınız. Bu da dolaylı olarak daha ağır koşullar altında cezanızı çekmeniz anlamına gelir. Ayrıca denetimli serbestlik gibi infaz indirimi sağlayan imkanları kullanmanız daha zor hale gelir.
10 Günlük Süreye Uyulmazsa Ne Olur?
İnfaz savcılığı tarafından gönderilen çağrı kağıdında açıkça belirtilen 10 günlük sürenin sonunda kişi hala teslim olmamışsa, bu durum artık gönüllü bir infaz değil, zorunlu infaz sürecini başlatır. Teslim olmayan kişi için savcılık, yakalama kararı çıkarır. Bu yakalama kararı, kişinin adresine, kimlik numarasına ve sisteme işlenir. Polis ve jandarma birimleri, bu kişiyi bulup cezaevine götürmekle görevlendirilir.
Bu aşamadan sonra artık kişinin teslim olma hakkı ortadan kalkar. Kolluk kuvvetleri, hükümlüyü herhangi bir yerde – örneğin evinde, iş yerinde ya da bir trafik çevirmesi sırasında – tespit ettiğinde hemen gözaltına alır ve doğrudan cezaevine sevk eder. Bu durum, kişinin cezasını gönüllü şekilde çekmediği için olumsuz sicil kaydı oluşturur. Cezaevi sisteminde ilk girişte yapılan “iyi hal” değerlendirmesinde bu durum olumsuz bir puan olarak kaydedilir.
Bunun yanı sıra, açık cezaevine geçiş hakkı bu aşamada ciddi biçimde etkilenebilir. Çünkü infaz sisteminde açık cezaevi hakkı genellikle “teslim olan, kaçmayan ve infaz sürecine uyumlu bireylere verilir. Teslim olmamak, cezanın kapalı cezaevinde başlaması riskini beraberinde getirir. Ayrıca, yakalama ile cezaevine götürülmek kişinin ailesi, çevresi ve iş hayatı üzerinde de ciddi psikolojik etkiler yaratabilir.
Yakalama Kararı Ne Zaman ve Nasıl Çıkar?
Hükümlü hakkında çıkarılacak yakalama kararı, 10 günlük teslim süresinin sonunda infaz savcılığının değerlendirmesiyle verilir. Yani teslim süresi geçtikten sonra sistem otomatik olarak bir yakalama kararı oluşturmaz. Önce, infaz savcılığı teslim olmadığınızı kayıtlara geçirir, ardından sizden habersiz olarak yakalama müzekkeresi hazırlar ve ilgili kolluk kuvvetlerine gönderir. Bu süreç genellikle birkaç gün içerisinde gerçekleşir.
Yakalama kararıyla birlikte, artık kişi “hükümlü” statüsünde polis ya da jandarma tarafından aranır. UYAP sistemine düşen yakalama kararı sayesinde, GBT (Genel Bilgi Toplama) sistemine bağlı olan tüm birimler bu kişiyi sorgulamalarında görebilir. Bu, bir trafik çevirmesi, bir otel kaydı ya da bir kimlik kontrolü sırasında anında tespit edilip gözaltına alınmanız anlamına gelir.
Bu noktadan sonra kişi, savunma yapma veya süre isteme hakkını kaybeder. Ayrıca mahkemeye giderek “ben teslim olacaktım, geciktim” gibi bir açıklama yapmak da süreci durdurmaz. Yakalama kararı infaz edilene kadar geçerlidir. Kişi bulunduğu an, polis ekiplerince doğrudan cezaevine götürülür. Üstelik, bu aşamada kişinin kaçma eğilimi gösterdiği gerekçesiyle bazı infaz rejimi haklarından (örneğin denetimli serbestlik ya da açık cezaevi) mahrum kalması da söz konusu olur.
Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Giyici Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.
Avukat Gökhan GİYİCİ
GİYİCİ HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU
